“İstanbul Gürcüleri”

İstanbul Gürcüleri, Fransızca el yazısından Şalva Vardidze tarafından Gürcüceye çevrilmiş ve 1921 yılında İstanbul’da “Kartvelebi Konstantinopolşi” (ქართველები კონსტანტინოპოლში) adıyla Gürcüce yayımlanmış bir kitap. Ben bu kitabı Gürcücesinden çevirmiştim ve bu çeviri 2003 yılında yayımlanmıştı. Kitabın yazarı Eugène Dallegio d’Alessio (1888-1983), İtalyan bir aileden geliyor ve İstanbul’da doğmuş. Gürcüler üzerine çalışmalarından dolayı kendisine 1918-1921 arasında bağımsız olan Gürcistan’ın hükümetince vatandaşlık verilmiş. Eugène Dallegio d’Alessio bu arada Gürcistan’a gitmiş ve orada Gürcüce öğrenmiş. Kitabın yazarı hakkında daha geniş bilgiyi, bu kitabın Şalva Vardidze tarafından yazılan ikinci önsözünde bulabilirsiniz.

yenibelge

İstanbul Gürcüleri adlı kitap, asıl olarak, 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonra Gürcistan’ın Mesheti bölgesinden göç etmek zorunda kalan ve İstanbul’a yerleşen Katolik Gürcüleri anlatıyor. Öte yandan Bizans döneminden başlayarak İstanbul’daki Gürcü kolonisi ve Osmanlı döneminde Marmara Bölgesi’ndeki Müslüman Gürcüler hakkında da bilgi veriyor. Bağımsız Gürcistan’ın İstanbul ile ticareti, bu kent üzerinden başka ülkelerle kurduğu ticari ilişkiler üzerinde duruyor; ülkenin aynı güzergâhtaki ulaşımını ve taşımacılığını da anlatıyor. Dolaylı olarak bu kitapta eski İstanbul üzerine bilgiler de mevcut.

Eugène Dallegio d’Alessio basılmasına karar verildiği için kitaba yazdığı giriş yazısında, Osmanlı ülkesindeki Gürcüler hakkındaki belgeleri toparladığını ve kitabı yazarken bundan yararlandığını söylüyor. Yazar, kitabı el yazısından Gürcüceye çeviren Şalva Vardidze’den büyük yardım gördüğünü belirtiyor; kitabın birinci bölümünün birinci ve üçüncü kısımlarını bir bakıma Vardidze’nin yazdığının altını çiziyor. Kitabın birinci bölümünün üçüncü kısmı “Müslüman Gürcülerin Ekonomik ve Siyasal Durumu, Gürcü Dili ve Gelenekleri, Dinsel Eğitim – Gürcü Kapı” adını taşıyor. Türkiye’nin batı bölgelerine yerleşmiş olan Gürcüler arasında Gürcüce okuma yazma bilenlerin olduğunu,  yazarın tespitiyle, Gürcülerin Gürcüce yazıya “Dedabruli tsera” (დედაბრული წერა), yani “Kocakarı yazısı” dediklerini bu kitaptan öğreniyoruz.

Daha önce “Taşralı Gürcülerin kendilerini yeniden keşfi” adlı yazımda da belirttiğim gibi, Türkiye’de yaşayan Gürcülerin kendi dil ve kültürlerine ilgisinin, 1960’larda, özellikle de Ahmet Özkan’ın hazırladığı Gürcüstan kitabıyla başlamadığını, sanıldığının aksine, bu ilginin hayli eski olduğunu bize İstanbul Gürcüleri adlı bu kitap da göstermektedir.

PARNA-BEKA ÇİLAŞVİLİ

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s