Bir şiirin öyküsü: Galaktion ve Meri

meri1

Ünlü Gürcü şair Galaktion Tabidze’nin “Meri” adlı şiirini kime yazdığı Gürcü edebiyat çevrelerinde en çok konuşulan konulardan biri olmuştur. Bunun en önemli nedeni, şairin bu şiiri kime yazmış olduğunu söylememiş, hatta soranlara öfke bile duymuş olması olabilir. Galaktion Tabidze’nin bu şiiri, güzelliğiyle ünlü Gürcü prenses Meri Şervaşidze-Eristavi’ye yazdığı bugün genel olarak kabul edilmektedir. Tabidze’nin Meri Şervaşidze’yi nerede görmüş olduğu konusunda ise, iki rivayet var: Bunlardan ilki Galaktion’un Meri’yi Kutaisi kentinde sokakta gördüğü, güzelliğine vurulduğu ve sonra da “Meri” şiirini yazdığı rivayetidir. İkincisi ise, Galaktion’un Meri’yi Paris’te görmüş olması biçimindeki bir rivayettir. “Meri” şiirinin 1915’te yayımlanmış ve Meri Şervaşidze’nin 1921’de Fransa’ya göç etmiş olmasına bakarak, Galaktion Meri Şervaşidze ile Paris’te karşılaşmış olsa bile, bu ikinci rivayetin şiirin yazılmasıyla ilişkili olamayacağı açıktır.

Birinci rivayet üzerinden gidersek, Galaktion Tabidze Meri Şervaşidze’yi ilk kez Kutaisi’de sokakta görür. Gördüğü anda onu çok beğenir. Bir süre sonra ise, yerel bir gazetede Meri’nin fotoğrafıyla karşılaşır. Fotoğrafta Meri’nin annesi ile babası da vardır. Galaktion sokakta gördüğü güzel kadının kim olduğunu, onun sıradan biri olmadığını, aristokrat bir ailenin kızı olduğunu bu fotoğraf sayesinde öğrenir. Tabidze, güzelliğine hayran olduğu Meri için bir şiir yazar. Şiir Gürcüce Tiyatro ve Yaşam adlı gazetede 1915 yılında yayımlanır. Şiirin yayımlanış tarihine bakınca, Galaktion’un Meri’yi sokakta görmesi, sonra gazetede çıkan fotoğraf sayesinde onun kim olduğu öğrenmesi 1915’yılından öncedir.

meri2
Meri Şervaşidze… 1888’de  Batum‘da doğdu ve 21 Ocak 1986’da Paris‘te hayata veda etti..

Galaktion, şiiri hangi Meri’ye yazdığını söylemese de günlüklerinde Meri Şervaşidze’den çokça söz etmiştir: 1928 yılında Galaktion şunları yazar: “Çok güzel bir kadın olan Meri Şervaşidze, eskiden olduğu gibi şimdi de onurlu bir yaşam sürmektedir. Ortalama bir hayat, ne kötü ne de iyi… Bir genç uzaktan ona deli gibi âşıktı. Fakat Meri bu aşkın farkında değildi. Belki de fark ediyordu, ama emin değildi ve şüpheleri vardı. Etrafında bu şüphelerini dağıtacak kimse yoktu.”

Galaktion 1938 tarihli günlüğünde de yine Meri’den söz eder: “Meri adını ben uydurmadım. Fakat Gürcü şiirinde Meri adı ilk kez benim şiirimde geçer.” Sonra Byron, Lermontov gibi şairlerin şiirlerinde, İngiliz ve Fransız romanlarında “Meri” adının çokça geçtiğini söyler. Ancak hiçbir Meri’nin bir diğerine benzemediğini belirtir. Mesela Rus şair Aleksandr Blok’un Meri’sinin sembolik bir figür olduğunu söyler. Sonra şöyle der: “Benim Meri’m ise romantiktir; gerçek ve var olan bir kişidir. Eleştirmenler bu şiirimden dolayı  Aleksandr Blok ile benim aramda var olmayan bir ilişki krumaya çalışıyorlar. Oysa benim şiirimin başka şiirle hiçbir bağı yoktur.”

Galaktion, aynı tarihli günlüklerinde “Meri” şiirinin kendisinden habersiz yayımlandığını yazar. Şiirin hemen yayıldığını ve herkesin ezbere bildiğini ifade eder. “Meri şiiri basıldıktan sonra, bu Meri’nin kim olduğunu bana sık sık soruyorlardı. Fakat ben cevap vermeyi her zaman reddettim. Bir şair olarak istediğim şiire istediğim adı verebileceğimi söylüyordum. Bir seferinde bu sorulardan dolayı iyice öfkelendim. Adeta çılgına dönmüştüm ve arkadaşlarım artık üzerime varmamaları gerektiğini anladılar.”

galaktion
Galaktion Tabidze…

Galaktion’un şiirini Meri Şervaşidze’ye yazdığını gösteren olaylardan biri ise şöyle gelişir: Ünlü Gürcü ressam Lado Gudiaşvili’nin aktardığına göre, Galaktion kendisine Meri Şervaşidze’nin fotoğrafını götürür. Bu fotoğraf üzerinden Meri’nin resmini yapmasını ister. Lado Gudiaşvili kendi stilinde Meri Şervaşidze’nin portresini yapar. Galaktion bu portreyi görünce, Lado Gudiaşvili’ye şöyle der: “Bu benim Meri’m değil…”

Paris’e göç etmiş olan Meri Şerşavidze Babo Dadiani’ye yazdığı mektupta Galaktion’u hiç tanımadığını söyler: “Meri şiiri basıldığı tarihlerde herkes Galaktion’un bu şiiri bana yazdığını söylüyordu. Ben doğrudan Galaktion’dan böyle bir şey almadım… Ve ben daha sonra, 1918 yılında evlendim…” Gerçekten de “Meri” şiirinin yayımlanmasından üç yıl sonra, 1918 yılında, Meri Şervaşidze, Rus çarı II. Nikolay’ın yaveri Giguşa Eristavi ile evlenir. Ne var ki, bu ünlü şiir, daha Meri evlenmeden üç yıl önce, “O gece sen evleniyordun, Meri” diye başlıyor. Bu durum, burada dile getirdiğimiz bütün varsayımları kuşku bulutlarıyla kaplıyor.

mer3
Meri Şervaşidze… 1921’de, Bolşevik işgalinden hemen önce Paris’e gitmek üzere Gürcistan’dan ayrıldı. Birkaç gün İstanbul’da kaldı.

Galaktion Tabidze’nin 1935 yılında, Paris’te Louvre Müzesi önünde oturan Meri’yle tesadüfen karşılaşıp tanışması gerçek bile olsa, onun adını taşıyan “Meri” şiirini o tarihte yazmadığı, şiirin yayımlanmış olduğu tarihten de anlaşılmaktadır.

PARNA-BEKA ÇİLAŞVİLİ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s