Elguca romanındaki Mzağo olmak isterdim!

Niyazi Ahmet Banoğlu, Aleksandre Kazbegi’nin ünlü romanı Elguca’yı 1964’te ikinci kez yayımlarken,  1941 baskısından farklı olarak kitabın ilk sayfasına “Sara Bernar demişti ki…” başlıklı bir giriş yazısı eklemiş. Romanın çevirmeni, Elguca’daki Mzağo karakterinin ne kadar imrenilecek bir aşk yaşadığını ünlü Fransız tiyatro oyuncusu Sarah Bernhardt’ın sözleriyle anlatmak istemiş. “Sara Bernar olarak şöhret yapacağıma Gürcü edibi Aleksandr Kazbek’in kalemiyle dünya edebiyatına mal edilen Elgûca romanındaki Mzago olarak edebiyata ismim geçse idi” demiş Sarah.

Elguca

Niyazi Ahmet Banoğlu’nun yeniden basılan Elguca adlı romanının en dikkat çeken kısmı kitabın kapağı sayılabilir. Kapak, ünlü çizer Münif Fehim (Özarman) tarafından tasarlanmış. Kapakta Münif Fehim’in adına rağmen kitabın künyesinde kapak resminin Pierre de Moulin’e ait olduğu belirtilmiş. Buradan Elguca romanının Fransızca çevirisinden kapak resminin alındığı ve bu resim de kullanılarak Türkçe baskı için Münif Fehim tarafından yeni bir kapak tasarlandığı sonucuna da varabiliriz.

Elguca adlı romanın 1941 yılındaki baskısı için özet bir çeviri olduğunu “Bir Kafkas romanı” adlı yazımda belirtmiştim. 1964 baskısının da aynı özet çeviri olduğunu belirtmeliyim. Pınar Yayınevi’in yayımladığı bu kitabın son sayfalarında yer alan başka bir kitap çevirisinin tanıtımında kullanılan “aslına tam olarak sadık kalınarak çevrilmiştir” açıklaması, sadece Elguca’nın Haber gazetesinde tefrika edildiği 1930’larda değil, 1960’larda da romanların tam metin olarak çevrilmediğini göstermesi açısından dikkat çekicidir. Böyle olunca, Niyazi Ahmet Banoğlu’nun Gürcü edebiyatından ilk çevirileri yaptığı 1930’larda eserleri özetleyerek çevirmesinde sanırım şaşılacak bir durum yok. Dikkatimi çeken bir noktaya daha değinmek isterim: Niyazi Ahmet Banoğlu’nun Gürcü edebiyatından çevirdiği kitaplarda yer alan ve yayınevinin başka kitapları tanıtmak amacıyla koyduğu ilanlarda “aşk” vurgusu ön plana çıkmaktadır. “Müthiş bir aşk”, “Baş döndürücü bir aşk” gibi ifadeler o dönemlerde okur kazanmanın iyi bir malzemesi olduğu açıkça görülmektedir. Elguca‘ya “Kafkas aşkı” ibaresinin eklenmesinin nedeni de bu olsa gerek.

Sara
Elguca adlı romanı okuyan ve Sarah Bernhardt adıyla şöhret olmaya Mzağo olmayı tercih ettiğini söyleyen Sarah Bernhardt bir tiyatro oyununda Kleopatra rolünde

1964 baskısı Elguca: Kafkas Aşkı, 10×11,5 ebatlarında bir kitap ve toplam 320 sayfa. Cep kitabı tarzında basılmış, ama o dönemde “çanta roman” diye bir tabirin kullanıldığını da yine bu kitapta tanıtılan bir romana dair metinden öğreniyoruz. Bu yeni baskının 320 sayfa olması Elguca romanının tam çevirisi hissi verse de durum öyle değil. Kitapta Elguca dışında sırasıyla, Aleksandre Kazbegi’nin “Eliso” ve “Ateria” adlı öyküleri, ardından Gürcü yazar Egnate Ninoşvili’nin “Tiflis Gülü” adlı öyküsü yer alıyor. “Kafkas Hikâyeleri’nin hikâyesi” adlı yazımda belirttiğim gibi “Ateria” yazarın “Berdia” adlı öyküsü olması gerekir. Niyazi Ahmet Banoğlu okura daha çekici geleceğini düşünerek eserlerin adını değiştiriyor. “Tiflis Gülü” de aslında 1937’de basılan Kafkas Hikâyeleri adlı kitabındaki “Kristine” adlı öyküden başkası değil. Niyazi Ahmet 1930’larda Gürcü edebiyatından çevirdiği bütün eserleri 1964’te Elguca:Kafkas Aşkı adı altında yeniden yayımlamıştır. Bu kez kitaba çevirmeni olarak adını Niyazi Ahmet Okan ya da sadece Niyazi Ahmet yerine Niyazi Ahmet Banoğlu biçiminde yazmayı uygun bulmuştur.

Eğer içindeki öyküleri bir yana bırakırsak, 1941 yılında basılan Bir Kafkas Romanı: Elguca ile 1964 yılında Elguca: Kafkas Aşkı arasında bir fark yok. Yegâne farkın, 1964 baskısına eklenen Sarah Bernhardt’ın “Sara Bernar olarak şöhret “ olmaya “Elguca’nın Mzağo’su olmayı tercih ettiğini anlatan “Sara Bernar demişti ki…” başlıklı tek sayfalık giriş yazısı olduğunu söyleyebilirim.

Niyazi Ahmet’in Gürcü edebiyatından yaptığı hem diğer çeviri kitaplara, hem de  Elguca: Kafkas Aşkı adlı bu kitabına sahip olmamı sağlayan sevgili karım Oya’ya teşekkür ediyor ve elimdeki bu kitabın ilk sahibinin kitabın ilk sayfasına “Nisan 1965” diye bir not düştüğünü belirterek yazımı  noktalıyorum.

PARNA-BEKA ÇİLAŞVİLİ

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s